sütkam sütkam dedimm başınızın etini yedimmm evleniyor kendileri geçen akşam ailecek davetiyeleri hazırladıkk.. tek kelimeyle bayıldım ki ben bu davetiyeye yaa... maşallah subhanallah rabbimm sonuna kadar tüm hazırlıkları en güzel şekilde bitirmeyi nasib eder inşallah. yavaş yavaş geliyoruz sona doğru tam 29 gün kaldııı :) heycanlanıyorumm kiiii
şunun şirinliğine bak yaaaaa papyona bak zevkinize sağlık canlarr :)
allah mutluluğunuzu daimm etsinnnn.. seviyorumm sizi:)
20 Nisan 2013 Cumartesi
17 Nisan 2013 Çarşamba
Renkli Lokum Tatlısı :)
Renkli Lokum Tatlısı
1litre süt
1su bardağı irmik
1su bardağı şeker
2paket kremşanti
hindistancevizi ve fındık
Nasıl Yaptım :)
süt irmik ve şeker bir tencereye alınır kısık ateşte kaynayana kadar pişirilirr :) daha sonra soğumaya alınır hafif ılınınca içine 2 paket tozkremşanti atılır 15-20 dk mikser yardımıyla karıştırılır :)
hindistancevizi bi tabağa alınır iki kaşık yardımıyla yuvarladığımız tatlımız hindistan cevizine bulanır ortasına bi fındık konulur ve servis etmeden 2 saat buzdolabında bekletilir.
not: tarifte lokumlar beyaz renkteydi ben hindistan cevizinin yarısını kırmızı gıda boyasıyla boyadım bilginize sunulurr.
AFİYET OLSUNNNNN ..........
15 Nisan 2013 Pazartesi
sezon açılmıştır...
bu kışş hastalıktan kurtulamadık bir türlüüü havalar hafiften ısınınca hemen planlar başladı evet ne yapıyoruzzz nereye gidelimm moduna girdikk hemenn. geçtiğimiz pazar kahvaltı yapmaya karar verdik hava bozdu ama vazgeçmedikk artık yaptık kahvaltımızı çalışanlar bizi hiçç unutmazlar artıkk eminimmm :)
bu poza bayıldımm hepsi ayrı şekilll daha ne fotolar varda ölmek istemiyorumm yükleyipte.. ne diyosunuz film kapağı gibiler dimii..
zeyneple birbirimize koşuyoruzzzz...
öyle çok yedikki dedikk ancak yürürsek kendimize gelirizzz bi yürüyüş yaptık sahilde yunus emre ogünn formdaydılar onlar formda olunca biz yerlerde oluyoruzzz tiplere bak yaaaa oğlumm yağmur yağıyoo ne gözlüğüüü oooo anlamadımm kiii :))) anammmmm harcıcaklar benii bunu yazdımmm diyyeeeee..
bu poza bayıldımm hepsi ayrı şekilll daha ne fotolar varda ölmek istemiyorumm yükleyipte.. ne diyosunuz film kapağı gibiler dimii..
zeyneple birbirimize koşuyoruzzzz...
öyle çok yedikki dedikk ancak yürürsek kendimize gelirizzz bi yürüyüş yaptık sahilde yunus emre ogünn formdaydılar onlar formda olunca biz yerlerde oluyoruzzz tiplere bak yaaaa oğlumm yağmur yağıyoo ne gözlüğüüü oooo anlamadımm kiii :))) anammmmm harcıcaklar benii bunu yazdımmm diyyeeeee..
13 Nisan 2013 Cumartesi
tarifff isteyenleree :)
selamlarr dostlarr çilek mevsimi geldi bi hafta önce kadar bu tatlıyı bi arkadaşıma yapmıştımm face koydumm amanınnn yıkıldı ortalık herkes tarif istedii.. bende dedimnm bloga yazmak içinn ii bir fırsatt ve karşınızdayımm işteee özledimmm buralarıı sizlerii ama bi türlüü dönemiyorumm tembelliktenn çok iş var çokkk sütka evlendiriyoruz sonuçta :) neyse hemen tarife geçeyimm çok basit bi tatlı bu hemde görüntü süper evet başlıyorummm...
ÇİLEK BAHARI
keki için
2 yumurta
10 yemek kaşığı kaşık şeker
10yemek kaşığı kaşık süt
10yemek kaşığı kaşık un
yarım kabartma tozu
1adet vanilya
önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişicek
SOSU İÇİN
2 bardak vişne suyu
2yemek kaşığı nişasta
1yemek kaşığı şeker
renginin resimdeki gibi canlı olabilmesi için ben çok az kırmızı gıda boyası ekliyorum bu benim kattığım bişey normal tarifte yok görüntüsü daha güzel olsun isterseniz çay kaşığının ucuyla kırmızı gıda boyası atabilirsiniz.
kek soğuyunca çilekleri diziyoruz 10 adet çilek yetiyor :) üzerine sosu döküp soğutuyoruzzz. anam ne zor tarif yazmak yaaa ama başardımmmm galiba.. hepinize afiyet olsunn bi kaç gün sonra bi tarifimm daha var sevgili gelinimm merve dün gece bi tatlı getirdi lokum gibiydi tarifi alıp size döneceğimmm... hayırlı haftasonlarıı
3 Mart 2013 Pazar
iyiki doğdummm 26 bile oldumm :)
selammm canlarr evettt dün doğumm günümdü yaşlanıyorumm yahu 26 oldumm :( böööhüüüüüüüü :)) şaka şaka allaha şükürler olsunn sağlıklı sıhatli huzurlu bir şekilde büyümeye yaşlanmaya doğru ilerliyorum daha ne isteyeyim ki :) bissürü bissürü hediyelerimm oldu kii.. ayrıntılı bir post yapacağımm onları inşallahhh.. sabah kalktımm ali dedi hadi kahvaltıya gidelimm tamam dedimm ve kendimi karaburunda buldumm süpriz kahvaltım denize karşıydı havada tutunca mis oldu mis.. şu ayakkabılarını gördüğünüz elaman ben oluyorumm zeynep parkta oynarken bende bankta keyif yaptimmm. bol bol şükürle geçti günüm kayınvalideme uğradık pasta kestiler bana akşamda annemler amcamlar geldii yoğunn ama süper birgündüü... iyiki doğmuşum dedimm yani.. rabbim herkese huzur sağlık mutluluk versinnnnn.
14 Şubat 2013 Perşembe
ilk şeker hamuru pastammm
resimleriii karıştırıyorumm demiştimm dimi :) bikaç ay önce didem ve tanemle müge hünerin pasta kursuna gitmiştikkk buda benimm ilk pastammm olmakta. çokk güzel birgündü ben ne yapıcağıma sondakikaya kadar karar verememiş olsamda müge hanımm sabırla beni bekledi ve ortaya bu güzellik çıktı :) bu resmi kendi sitesinden aldımm bu pastayı ilkkez eline şeker hamuru alan bir bayan yaptı diye sunmuşş.. beğenmişş olmasına sevindimmm bendeee :) bu işte hayal gücü çok önemlii bence ve sıkılmadan yapmak ben o günden sonra sadece 2 tane pasta yaptımm evde zeynep gibi bi canavar olunca zor oluyo oyuncak zannediyoo herşeyi o yapmak istiyo benii bezdiriyor yani... bu pastadan sonra yaptığım iki pastamdada kırmızı beyz ve siyah renklerii kullandımm onlarıda paylaşırımm yakında artık başka renklerle çalışmam lazımmm dimi ama bunlarda aşkk gibiii yaaa bakalımm daha ne gibi güzellikler çıkıcak ortaya :)
10 Şubat 2013 Pazar
Siz kabirdekiler cumayı bilirmisiniz ?

-Babam bana şöyle anlattı:
-Salih Meri, cuma gecesi, cuma namazını kılmak üzere mescide gitmek için yola çıktı. Kabristana uğradı. Kendi kendine şöyle dedi:
-Tan yeri ağarıncaya kadar kalayım.
Kabristanın içine girdi. İki rekat namaz kıldı. Bir kabre dayandı. Gözlerine uyku geldi. Şöyle bir rüya gördü: Kabirde yatanlar kabirlerinden çıkmışlar, halka halka olup oturmuş, konuşuyorlar.
Bir de baktı ki,onlardan ayrı, kirli elbiseli bir genç, bir köşede, üzüntülü bir halde oturuyor. Onu yanlarına oturtmuyorlar. Oradakilerin hepsine tepsi tepsi, üzeri mendillerle örtülü hediyeler gelip dağıldı. Herkes kendi tabağını aldı; sonra kabrine girdi. En sonuna bu genç kaldı.
O da üzüntülü bir halde, kalktı; kabre girmek istedi. Hemen ona sordum:
-Hey Allah'ın kulu, sende gördüğüm bu üzüntü neden? Sonra gördüğüm bu hal nedir?
Bana şöyle dedi:
- Ey Salih Meri, sen o tepsileri gördün mü?
- Evet, gördüm, deyince şöyle anlattı:
- O tabaklar, hayattakilerin ölülerine hediyeleridir. Onların adına verdikleri sadaka, yaptıkları dua, cuma geceleri onlara gelir.
Daha sonra şöyle dedi:
- Ben, Sindli biriyim. Anam hacca gitmek istedi; beraber yola çıktık. Basra’ya gelince öldüm. Bundan sonra anam evlendi. Kendisinin bir oğlu olduğunu ve öldüğünü kocasına anlatmadı. Dünyaya daldı. Ne bir işaretle ne de bir sözle beni andılar.
Ölümümden sonra beni hatırlayan kimse olmayınca üzülmek bana haktır.
Sordum:
-Senin ananın evi nerede?
Onun yerini bana anlattı.
Sabah oldu Namazımı kıldım. Sonra gittim. O kadının evini sordum, buldum.
Yanına gittim,izin istedim. Kendimi ona tanıttım, kapıdan:
-Ben Salih Meri'yim, dedim. İzin verdi, içeri girdim.
Şöyle dedim:
-Benim söyleyeceğim söz, senin söyleyeceğin söz hiç kimse tarafından duyulmamalıdır. Böyle istiyorum.
Ona yaklaştım, aramızda bir perde kaldı.
Şöyle sordum:
-Sana Allah'tan rahmet dilerim, çocuğun varmı?
-Yoktur.
Tekrar sordum:
-Daha önce bir çocuğun olmuş muydu?
Derin bir nefes aldı, sonra şöyle dedi:
-Benim bir genç oğlum vardı, öldü.
Bunun üzerine durumu ona anlattım. Ağlamaya başladı.
Sonra şöyle dedi:
-Ey Salih! O benim ciğerparem, kalbim idi. İçim onun yuvası olmuştu. Göğüslerimden ona süt içirdim. Kucağım onun sığınağı idi.
Daha sonra çıkardı bana bin dirhem verdi. Ve şöyle dedi:
-O sevdiğim göz nurum için bunları dağıt. Kalan ömrümde onu duadan unutmayacağım. Onun için sadaka vereceğim.
Gittim, o bin dirhemi dağıttım.
Ertesi cuma geldi. Cumaya gitmeyi istedim. Yine kabristana uğradım.İki rekat namaz kıldım, sonra bir kabre dayandım. Yine dalmışım. Baktım ki, bir cemaat yine çıkmış. Bu arada o genci gördüm. Üzerinde beyaz bir elbise vardı. Sevinçli ve mesrurdu.
-Ey Salih! Allah bizim için seni mükafatlandırsın. Gönderdiğiniz hediye bize geldi.
Ona dedim ki:
-Siz kabirdekiler cumayı bilir misiniz?
Şöyle anlattı:
-Evet biliriz. Havadaki kuşlar bile onu bilir. Cuma günü için birbirlerine şöyle derler:
-Bu faziletli gün için, selam,selam...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






