11 Şubat 2012 Cumartesi

dua ezberliyoruzz 2

merhabalar daha öncede bahsetmiştimmm zeyneme dua ezberlettiğimi gözümü fatiha suresine dikmiştimm birbuçuk aydır babası namaz kılarken okudu sesli bende gündüz birkaç tekrar yaptımm.. sonunda ezberlemiş kuzu pazartesi günü okudu bana:) sonrada yazı tahtası istedi  söylemiştim ezberlersen alıcamm diye arada kelimeleriii  farklı söylesekte öğreniyoruz allahın izniyle...  bizde aldık yazı tahtasını şimdi çizip çizip duruyoruz :)
           zeynep birşeyler öğrendikçe nasıl kanatlanıyor yüreğimm anlatamam, onu dinine bağlı allah korkusu olan, imanlı bir çocuk olarak nasıl yetiştirebilirim diye uykularımm kaçıyor. mağlumm zaman çokk kötüüüü çokk zor çok güzel kuşatmalıyımmm onu imanın sıcaklığıylaki başka yönlere kayamasınnn, ama korkuyorumda yanlış yapmaktannnn.. haram insana çok tatlı geliyor nedense ben kötü birşey yapmaya kalkışacak olsam küçükken hemen babam annem gelirdi aklıma onlarıda yakar benimm bu hareketimm diye düşünürdümm onlara kıyamaz vazgeçerdimm yapacağımm yaramazlıktannn.. benim yüzümden onlara zarar gelsin istemezdimmm şimdi hep onu düşünüyorumm zeynepte böyle düşünücek mi diyee. allah nasib eder inşallah onun yolundan yürüyennnn evlatlar yetiştirmeyiiii...  ahirete göçtüğümüzde benden hesap sorsun istemiyorumm bana bunu niye öğretmedin diyeee içim daralıyor böyle düşününce gözümden sakındığımm kuzumu nasıll ateşlere atarımmm allahhhımmm yardımm et yarabbimmm evlatlarımızı kendi elimizle ateşe attırma seninnn yolunda yürümelerini nasib et bizlerede onları yetiştirecek iman gücünü ver.. (amin)

9 Şubat 2012 Perşembe

kelebek gibi

bu bir teşekkür postudur.. sevgili kelebek gibi nasılda doğru seçmişsin blogunun adını :) tam seni anlatıyor  önce yeni blogu olanları tanıtmaya başladın bu şekilde bizi yeni takipçilerle ve yeni bloglarla tanıştırdın..
öncelikle bunun için teşekkürederimmmm... ne zaman birşey sorsam danışsamm sabırla dinlediğin ve bıkmadannn anlattığın içinde teşekkürederimmmm.. bu sanırım ikinci teşekkür postumm sana bu gidişle kimbilir kaçtane daha teşekkür postu hazırlıycammm sana... çok mutluyum senin gibi bir kelebeğe rastladığım içinnn sevgilerrrrr :)

çok hastayımm :(

iki yıldan sonra sonunda grip olmuş durumdayımm  tavan yapmış durumda gribimm yataktan kalkamıyorumm. dün gerçekten çok kötüydümmm peçete yetiştiremedim kendime, burnumuda yara yaptım :( zeyenbe zor baktım, akşam içinde yemek yapamadım. kahvaltılık bişeyler yeriz diye düşündümm ama ali sağolsun.. pizza getirmiş bize eee iii oldu hasta hasta iii geldi.. çok sık hastalanmıyorumm ya çok kıymetliyimm hasta olunca :) zeynep beni sabah bir gördü anne ne oldu ? hasta olmuşum..
anne hastalığını öpimm geçsinn :) kuzu yaaa...
 daha sonra zeynebe ve bana portakal sıktı.. kendine yapmamıştı çok sever aslında ama zor gelmiş herhalde.. limon sıkacağında sıkıyorumm ben katı meyve sıkacağı var bide portakal sıkacağı yer kaplamasın diye almıyordumm... bizimki zeynebe kalemm almaya dışarı çıktı bi geldi elinde portakal sıkacağı bir sıkmada bezdirmiş adamı demek ki :)
 vee evet televizyon izlerkende bu geldi bal,ceviz, muz bi gecede iyileştirecekti beniiii sağolsunn beyyyy....

zeynepte yerinde duramadı ballı muzları yeyince spor yapmaya başladı. dayısı öğretmişş.. pijamalarını kendi giymeye başladı ters giyiyor altını gördüğünüz gibi etiket üstte...

ali bu kadar üzerime düşünce zeynebe yeni bir tahta aldık onun üzerine romantik bir teşekkür ederimmm yazdımmmm ... alide silgiyi aldı bende sanıyorumm bana bişeyler yazıcakkkk sonuç tarık mengüç çizdi bana yaaa.. güleyim mi ağlayayım mı bilemedimmm :) çok güldümmm  ama
 ardından turgut özal..
 ve tayyip erdoğann...
nasıl romantikk yazdıysamm yazıyı adamın içindeki sanatçıyı ortaya çıkardımmm bildiğinn evde bir ressam yaşıyormuşta haberimmmm yokmuşşşşş..  çok romantik bir aileyizz görün bak :)

8 Şubat 2012 Çarşamba

Bilseydim hiç yaparmıydım

sevgili oğlum,
sen benim ilk evladımsın. annelik duygularımı tüm çoşkunluğuyla yaşadığım ilk sarhoşluğumsun. kollarımın arasında bana kendini öylece teslim edivermiş halindeki sıcaklığı  hala duyuyorum koynumda... belki sen bana sığınıyordun,ama bende bunu fırsat bilip sana sığınıyordum ruhumun yorgunluklarından, yaralarından.. belki bu yüzdendi, seni içimin her derdine derman ilan edivermiş olmam...
birden bire minicik bedeninle geliverdiğin hayatın daha başındayken beklentilerimin girdabına sürükleyi verdim seni... önce boyunu, kilonu yarıştırdım başkalarıyla.. sonra konuştuğun kelime sayısını, saydığın sayıları... sonra aldığın notları, sonra kazandığın okulları...
 benim yapamadıklarımın yapıcısı olacaktın sen çünkü.. benim ulaşamadıklarıma sen ulaşacaktın. bunu aslında senin (!) için istiyordum.. sen de bir gün yapamadıklarından, başaramadıklarından dolayı  benim hissettiklerimi yaşamayasın diye istiyordum.
inan oğlum, hiç mi hiç farkında değildim o sırada seni içine tıkmakta olduğum parmaklıkların..  olduğun kadar olmanın, olduğun gibi olmanın hafifliğini ve özgürlüğünü sana yaşatmadığımı fark etmem  için 30 senenin geçmesine gerek varmıydı? bilmiyorum...
seninle gurur duymak istiyordum, bunun için can atıyordum . ve koltuklarımı kabartmadığın her durumda bir hayal kırıklığı yaşıyordum. sürekli beni utandıracağın  endişesini taşıyordum. gittiğimiz bir evde, çıktığımız alışverişte,  evimize gelen misafirlerin yanında, beni utandıracaksın kaygısıyla  tedbirler alarak yaşıyordum  hayatı.  bir yere çay dökülecek  birisinin çocuğuyla  kavga edip ağlatacaksın, birinin eşyasına senden bir zarar geliverecek diye  sürekli tetikte  geziyordum peşinde.
    ah birilerinin birşeyleri kırılsaydı, bana çocuğunu yetiştirmeyi becerememiş anne deselerdi de, şimdi otuzlu yaşlarda bir baba olan oğlum, gelip dizlerime başını kyuverseydi, saçlarını okşasaydım, sırtını sıvazlasaydım .. ama dizlerimi baş konulmaz hale getirmekle geçirmişim o yıllarımızı...
hırçınlaştığın zamanları hatırlıyorum, beceriksiz anne damgasını yeme kaygısı, çocuğumu hırçınlaştırmayı nasıl becerebildiğimi görmeme perde oluyordu. hatta duyduğum mecburiyeti  örtebilmek için  harcıyordum duygularımı , seni hissetmeye  harcayacağım yerde ..
  bugün karşımda iki çocuk babası bir beyefendi olarak oturan halinin  hayali o günlerde gözlerimin önünden biracık geçseydi,  bilmiyorum o seni hizaya getirmeye çalışan bakışlarla bakabilirmiydim ?

                                                                                             moral dünyası dergisi



           bir annenin pişmanlığı bu işte aslında çocuklarımızın bize en çok ihtiyacı olduğu zamanlarda biz neler yapıyoruz topu topu ömrümüzün 6 veya 7 yılı kaplıyor bu süreç ama çok görüyoruz onlara bunu ya kalıplara sokuyoruz yada kendimizi başka şeylere veriyoruzz.. yazık ediyoruz kendimizede onlarada pişman olmak istemiyorummm yazıdaki şeylere takılan bi insan değilimm boymuş, kiloymuş falan filan ama benimde takıldığımm şeyler var bunların sevgimin önüne geçmesine izin vermicemm.. annecimmm çok korkuyordumm sana yetememekten halbuki senin şuan sadce sevgime ihtiyacın var.. seni çok seviyorummmmm  pişman olmak istemiyorummm, yazıyı yazan annemizde çok teşekkürediyorumm kimbilir kimleri büyük yanlışlardan kurtardı allah razı olsun..... zeynep kucağımda şuan öpüp kokluyorumm 30 lu yaşlarını düşünüyorummm :) iyi bir ev hanımı .. iyi bir evlat... iyi bir eş.. iyi bir arkadaş olma sevdasıyla yanıp tutuşan ben parçalanmaktan çok sıkılmışımm meğerrr bunların arasına sıkıştırmak istemiyorummm anneliğimi.... bugün bir çizgi çekiyorum koşturmacama daha sakinn daha dinginn olmak istiyorum....önce anne olmak istiyorum...  umarım sıkılmadınızzz...

7 Şubat 2012 Salı

ikeaaaa eviminn herşeyiii

dün demiştim ya hafta sonu ikeayada gittim diye.. o kadar kalabalıktıki pek güzel olmadıı bu sebepten üst katını hiç gezmedim bile direk aşağa inipp eksiklerimi aldımm.. düşünüyorumda buraya girip boş çıkan yoktur herhalde :) ali beni çıkarana kadar perişann oldu buyrun ikea çıkartmamm :)
 ahh bu peçeteler her birimi güzel olur yaaa.. hepsini istiyorumm başından ayrılamıyorummmm

 veee işte mumlar asıl aşkım bunlar mum almadan çıktığım görülmedi dahaaaa
 karnımızı doyurmadan olmaz seviyorumm seniii  sosis.. ben yerken alide ne etinden yapıyorlar bunu sence diyoo bana bnede köpek at eşek kedi falan diye sayıp yemeğe devam ediyorumm :)
 işte bu yıldız peçetelik benim oldu mum ve peçetede aldımmm.. ilk kez kendimi kaybetmeden çıkıyorumm ikeadan ali mutlu :) kübrada mutlu...

6 Şubat 2012 Pazartesi

dinazor lüzesi (müzesi)

haftasonu nasıll yoğundu nasıl yoğundu anlatamam öncelikle cumartesi günü jurassıc land a gittik.. zeynebin bunu söylemesi pek mümkün olmadığı için ona dinazor müzesine gidiyoruz dedik tabi bizim ki buna dinazor lüzesi dedi :) forum istanbulun içinde yer alıyorrr yani yanında ikea varrrr :) benim için en önemli kısmı buydudaaa hemen söyleyeyim dedim:) öncelikle kemikler karşılıyor sizi kum havuzu gibi birşey yapmışlar bu bölmde içinde yumrtalar kemikler var birde kürekler koymışlar çocuklar kazı yapıyoo kendi çapında :) 


 bu bölümden sonra 4 yaşa kadar olan çocukların alınmadığı bir filme giriyrsunuz 4 boyutlu bir film  hani şu koltukların oynadığı cinsten, filmde adaya gidişiniz gösteriliyor sinem salonunu uçak gibi birşeye benzetmişler film bittiğinde artık adada olmuş oluyorsunuz ve başlıyorsunuz gezmeye bölüm bölüm yapılmış yumurtaların olduğu bir bölüm var sonrada sanırım erken doğmuş  dinazorların bulunduğu bölümm :) daha sonrada uysal hayvanların ve vahşilerin bölümüne geçiyorsunuz ... başınızda bir kişi var o anlatıyor bölümden bölüme geçerken kapıları o açıyor baya kendini kaptırırsınn yanii her yer karanlıkk hayvanlar hareket ediyor ve ses çıkartıyor.. zeynepte arada bir korkuyorumm anne bu seste nedirrr?





 vahşiler  bölümü gerçekten çok karanlıktı daha çok korksun diye çocuklar sanırım :) iyikiii  soyları tükrnmiş çerez niyetine yiyeceklerdi bizi..

 ve işte bunu evlat edinmeye karar verdimm boynuzlarının arasına ip gerip çamaşır asıcammm :) cumartesi günü gitmemize rağmen çok kalabalık yoktu zaten içeriye sayıyla alıyorlar  herşeyi rahat rahat görebiliyorsunuzzz.. çocuklarda istedikleri soruları soruyorlar.. o hayvan bu hayvanı döver mi diyeee :)  bu şekilde son buluyor gezi...  sonra kübra koşarakkk bir ikea yapıyorrrr :) hepimize hayırlı haftalaaaarrrrrrrrrr...



5 Şubat 2012 Pazar

yine kar hep kar

aaaaa yeter artıık kübra deeiğinizi duyar gibiyimm nedir bu kar sevdası :) ama biz kuzumlada çook eğlendikk siz görmedinizzz  her dışarı çıkışımızda arabamızı temizledikk çok kar olmuşş anne çok yazık olmuş anne diyeee. kar yüzümüze geldikçe ağladıkk ya o bana gelmesinn diyeee..
 arabanın her yanını karlardan arındırana kadar perişan oldu yavrucak..
 yetişemediği yerlerde arbanın üzerine çıkıp temizledi çok azimliydi bebeğimm çok.. babası ağlarmışş arabasııı  kaybolmuş karda diye..
 ve işte kübranın kardan adamı o kadar  çok istediki bende yaptımm ama kardan adamdan başka herşeye benzedi bu :) zeynebinn mutluluğa bak yaaa..
 ve anneme kızakla giderken ki resmimiz sokakta insanlar bize bakıyor çünkü zeynep bağıra bağıra şarkı söylüyor.. kimi görse el sallayıpp kar topu atmaya çalışıyorrr... tabi arada zeynep kızaktan iniyor kübra biniyorrr alican bilal de ablalarını çekiyorr... alican abla ya bi kendine gelll ya diyorrr sonra arkamdan o da biniyorrr kızak keyifli birşeyyyyy bakalımm bidaha ne zaman kar yağar böyle çok özlemeyiz inşallah...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...